İslam’da arkadaşlığa geçmeden evvel size bir şeyin açılımını yapmak isterim. İyi arkadaş neye göre kime göre iyidir bunun bir açılımını yapmak gerekir ,arkadaşın sen bir günah işlerken günahına ortak olan ,sigarasını paylaşan ve işlediğin günahtan seni sakındırmayan, aksine teşvik eden senin için kavga eden,iyi arkadaş tanımı bumudur.ALLAH ı hatırlatmayan sadece dünyalık zevklerin peşinde dolaşan bir arkadas,bu mu dostluk bu mu arkadaşlık? Sormak gerekir insan sevdiği benimsediği arkadaşını dostunu kendi eli ile ateşe atar mı,onu felakete sürükler mi,işte bunun muhasebesini yapmalıyız ve ölçülerimizi buna göre tutup arkadaş olarak bildiklerimizin nasıl bizim felaketimiz olacağının farkına varalım.İnsan unutmamalıdır ki elbet bir gün ALLAH’ın huzuruna varacak ve yaşamış olduğu dünyanın hesabından sual edilecektir ,unutulmaması gereken bir şeyi hatırlatmak isterim insan hayatının hiçbir şekilde garantisi yoktur ve garantisi olmayan bir yaşam için çırpınan insanlara bir şeyi sormak isterim…Acaba garantisi olmayan bir yaşam için verdiğiniz mücadeleyi sonu olmayan sonsuz bir yaşam olan ve ebedi içinda baki kalacağınız ahiret için veriyor musunuz?Yada dünyalık zevk ve sefa peşinde koşar iken bir gün sizden evvelkiler gibi sizinde dünyadan göç edeceğinizi hatırlayıp Rabbinize şükür edip onun rızasını kazanmayı düşünüyor mu sunuz? Evet işte dediğim gibi arkadaşın iyi olanı yada kötü olanı neye ve kime göre iyi yada kötüdür bunu düşünmek gerekir.işte size İslamda dostluk ve arkadaşlığı onun için yazıyorum ve kendiniz değerlendirin ve etrafınızdaki arkadaş olarak tabir ettiğiniz felaketleriniz olacak insanların değerlendirmesini kendiniz yapın.
Kur’an-ı Kerim Müddessir suresinin 42. ayetinde insanı cehennemlik yapan sebeplerden birisini de kötü ve laubali arkadaşlarla birlikte olmak ve böylece onların hal ve hareketlerine iştirak etmek olarak tanıtmaktadır.
Kur’an-ı Kerim sapık ve imansız arkadaşlar tarafından yoldan çıkarılan kimselerin (kıyamet günü) pişmanlıklarını şöyle tasvir emektedir;
"O gün (nefsine ve başkalarına) zulmeden kimseler ellerini ısırarak şöyle der: Ah, keşke Peygamber’le birlikte bir yol edinmiş olsaydım! Vaah, yazıklar olsun bana, keşke filanı dost edinmeseydim! Çünkü o, gerçekten bana geldikten sonra, beni zikirden (Allah’ı hatırlamaktan) saptırmış oldu." (Furkan,28-29)
Resul-i Ekrem (s.a.a) de arkadaş seçiminin önemini şu şekilde beyan etmektedir: "Kişi dostunun dini üzeredir; şu halde her biriniz kiminle dost olduğuna baksın."(Bihar-ül Envar, c.74, s.792)
İşte görüldüğü gibi dost ve arkadaşın insanın hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğu bu ayet ve hadislerden iyice anlaşılmaktadır. Tek kelimede bir arkadaş insanı hem cennetlik yapabilir, hem cehennemlik!
Hz. Emir-ül Mu’minin Ali (a.s) şöyle buyurmuştur;
"Kötülerle oturmak, (insanın) iyi insanlar hakkında kötü zan beslemesine neden olur. İyilerle birlikte oturmaksa, kötüleri iyilere katar. İyilerin facirlerle (kötülük ehli olanlarla) oturması, onları facirlere katar. Kimin durumunu kestiremiyorsanız; dinini bilmiyorsanız, onun çevresine bakın. Eğer arkadaşları Allah’ın dinine bağlıysalar, o da Allah’ın dini üzeredir. Şayet arkadaşları Allah’tan başkasının dini üzere iseler, onun Allah’ın dininden nasipsiz olduğunu bilin. Çünkü Resulullah (s.a.a) şöyle derdi: "Allah ve âhiret gününe inanan bir kimse kafiri kardeş, faciri arkadaş edinmesin. Kim kafiri kardeş ya da faciri arkadaş edinse, facirdir, kafirdir."(Bihar-ül Envar)
Yine şöyle buyurmaktadır;
"Kötü arkadaşla oturmaktan kaçın; zira o, kendisiyle birlikte olanı helak eder ve kendisiyle arkadaşlık yapanı alçaltır, bedbaht eder.”(Mizan-ül Hikme, c.5, s.299)
Allah Resulü (s.a.a) buyuruyor ki;
"Salih arkadaş yalnızlıktan daha iyidir; yalnızlık da kötü arkadaştan daha iyidir." (Bihar-ül Envar, c.15, s.51)
İmam Sadık (a.s) ise şöyle buyuruyor;
"Kalbinden bir öğüt vericisi, nefsinden bir alıkoyucusu ve kendisine doğru yolu gösterecek (salih) bir dostu olmayan kimse, düşmanın boyunduruğu altına girer." (Bihar-ül Envar, c.15, s.51)
KÖTÜ ARKADAŞIN ÖZELLİKLERİ
Resul-i Ekrem (s.a.a) kötü arkadaşı ölüye benzeterek şöyle buyurmuştur;
"Ölülerle oturup kalkmak kalbi öldürür." Ölülerle oturup kalkmak da nedir ya Resulullah?" diye sorulunca şöyle buyurdu: "İmandan sapmış ve Allah’ın hükümlerine boyun eğmeyen kimselerle oturup kalkmak, ölülerle oturup kalkmak gibidir.” (Bihar-ül Envar, c.15, s.52)
Hz. Ali (a.s):
"Kötü arkadaş, Allah’a karşı isyanı senin gözünde süslü (ve güzel) gösteren kimsedir."(Bihar-ül Envar, c.15, s.52)
Allah Resulü (s.a.a): "İnsanların en akıllısı cahillerden kaçan kimsedir."(Bihar-ül Envar, c.15, s.52)
İmam Muhammed Bâkır (a.s);
"Şu dört kişiyle dost ve arkadaş olma: Ahmak, cimri, korkak ve yalancı. Çünkü ahmak, sana yarar vermek isterken zarar verir; cimri de senden alır, ama sana vermez; korkak ise (tehlike anlarında) senden ve ebeveyninden kaçar; yalancı da bazen doğru konuşsa da sözüne inanılmaz."(Bihar-ül Envar, c.15, s.52)
Umarım bu kadar ayet hadis ve sözler bazı açılımları anlamanız için yeterli olmuştur…Biz Müslüman olarak görevimiz iyi olanı emretmek kötü olanı ise men etmemiz laızm ..işte Peygamber Efendimizin dediği gibi Ya arkadaşına uy Ya arkadaşını kendine uydur Ya da o arkadaşlığı bitir. Son olarak söylemek istediğim bir gerçek vardır o gerçek ise ‘’’ Yapılan bir kötülüğün yada günahın ortamında bulunmak,o yapılan kötülüğe ve günaha ortak olmaktır hiçbir fark yoktur’’
Anlayana Selam ve dua ile.
Sevgili orduses.com internet haber sitesi okuyucuları,Artık sizlerle dini ve siyasi konuları ile ilgili dilimizin döndüğünce gerçekleri aktarmaya çalışacağım..